Es'siz Duslerim

… Hepsi Bu …

SUSMAYI öğrendim, çok KONUŞANLARDAN … ( ! ) 


ALÇAK GÖNÜLLÜ olmanın, ERDEMİNİ tattım çok bilmişlere inat … ( ! )  


Gerçekten BİLENLERİN, az konuştuğuna ŞAHİT oldum sessizce … ( ! )  


Her yaşananın, sadece bir DENEYİM olduğunu kavradım … ( ! )  


DEĞMEYENLERE, çok anlam yüklemenin ruhuma verdiği zararı keşfettim … ( ! )  


… Kendim olmayı seçtim, başkalarından alınmış parçalardan oluşmayı değil … ( ! )  


Kendi hayatlarını YÖNETEMEYENLERİN, diğer hayatlara müdahelelerine güldüm sadece … ( ! )  


KOKUŞMUŞ zihniyetlerin, yalan gülümsemelerin içinde yer almaktansa; uzaktan onlara seyirci kalıp, İNSANLIĞIMI korumayı öğrendim … ( ! )  


Varlığımı hakedenleri hayatıma dahil etmeyi, haketmeyenlere HOŞÇAKAL demeyi … ( ! ) 


Hepsi Bu 

aci

Yine bos ve soguk odamdayım ..
Her gece oldugu gibi ..
Her gece farklı acılarla ..
Baska sancılarla , 
Farklı renkte ….
Ama hep aynı odada !



sensiz ….

“Anla artık .
cünkü sen anlamadıkca, daha da kayboluyorum.
Gözlerim kücülüyor,
Dudaklarım …
Hele kollarım !
Mesafeleri kucaklayamayacak kadar kısalıyor.
Kalbimi parcalıyorum dislerimle .
Kurdugum tüm düsleri un ufak ediyorum
Kuslar yesin diye .”

Ruhum …

Ya sen ?

Icimde firtinalar koparken..Gözü yasli aksamlarimda seni yasarken…sana bagli sevinclerimin hepsini gecmise birakmaya karar verdigim anda yaziyorum sana bu yaziyi…

Gözlerindeki o muhtesem isikti beni umuda sürükleyen ve ellerimi sana uzatmami kamcilayan.

Sanki sonsuz bir ümit veriyordu bana o simsicak bakislarin.Sonsuz bir ümit veriyordu umut dolu sözLerin….

Sana siirler yazmak geliyordu icimden…sadece SANA…Karanliklarina aydinligimdan bir avuc isik getirmek…caresiz oldugun anlarda sana careler bulmak istiyordum delicesine bir Heyecanla…

Seninle sohbetlerim bir ot gibi yasamaktan kurtarmisti beni…Iyiliginle…Sözlerinle isik gibi parlayan o kapkara gözlerinle serinlik veriyordun yüregime…Umut buluyordum davranislarinda… Sanki kalbine beni de sigdirabilmis gibiydin…Yoksa sadece banami oyle geliyordu….?

Uzun uzun düsündüm ve düsünüyorum.

Cünkü hislerim beni bircok defa aldatmisti…Yine oldugu gibi tek tarafli sevdim hep…Karsiliksiz kaldi sevgilerim… öyle hissetirdin bana bi cok zaman … seninle iken yalniz idim … 

Yanlis yaptigimi söyledim… bir caresizlikti … sevgiye sefkate bir haykiris gibi …

Cevremdekilerde yanlis yapdigimi söyleyende oldu …Hata dediler senin icin… Seni sevmedigimi düsündüler kimi zaman… icimi okuyamadilarki … kanim buz oldu … bicak saplasan akmazdiki … o kadar sevmistim seni …

Ben seni sevdimkime ne… Tuttum yüregimin en derin yerine koydum seni…Elbette bendeydi özlemlerin en korkuncu… Ben seni sevdim ve sevdikce tamamlandim.. icimde büyüttüm sevgini … dua ettim asla unutmadim … Ben seni sevdim en güzel en solmaz Güller acti icimde….

Ben seni sevdim…

Sevdim öyle ya…

Yitirmek istemedim hicbir zaman… Aklimdan bile gecirmedim sensiz kalabilmeyi… cünkü ruhum sen idin …

Seni birdaha görememeyi düsüncelerime koymadim bile koyamadim… gizlice izledim seni …

Kisacasi SEVDIM ISTE Deliler gibi…

ama halen bir soru var aklimdan cikmayan …

Ya sen…

Birazda olsa sevdinmi Hic Beni…?

Uzat Ellini

agliyorum birkez daha
bu ilk degil
neler ummustum
neler buldum
gozumu actim sen yine kapadin
gozlerimi yumdum ve agladim
yalnizim bir kez daha
bu ilk degil
ne ilki var hayatin
ne sonu…
umudu aramak sonsuzlukmu?
yitirdim herseyi
kayboldu
sen olan tum anilar
umudumu unuttum
bu sonucsuzlukmu?
uzat elini
uzat…gucum varken elimi kaldirmaya
sana uzatmaya
uzat elini uzat
bana
sonsuza
umutlara
uzat..

Yunus gibi yüzü kara, Cihan’a gelmiş var mıdır

Rüyamda görseydim ’imkânsız’ derdim
Senden bu vedâyı duymak da varmış.
Sayende tanımsız hallere girdim
Ecelin emrine uymak da varmış…

Kâinat sınırsız türlü yol sunar
Canlılar imrenir, cesetler kınar.
Ölünce herkes mi bir isim anar?
Adını ahrette yaymak da varmış…

Melekler kabirde seni sordular
’Allah’tan öte mi?’ deyip durdular.
’Yok’ dedim, Kuran’a el koydurdular
Lâ-havle gömleği giymek de varmış…

Sanma ki ölüler konuşmuyorlar
Hiçbiri -vedâ-nla tanışmıyorlar.
Lûtfedip yanıma yanaşmıyorlar
Sabır gömleğini soymak da varmış…

Burda bir mahkeme var bilmediğin
Boşa suçlu ilân edilmediğin.
Bin sevap işlesen de Gülmediğin
Listeye ismimi koymak da varmış…

Bir ara dudağım ismini andı,
Görenler şehadet kuşandım sandı!
Ötede tarifsiz bir ateş yandı
Sükût dan nâra ya kaymak da varmış…

İlk Ölüm dediğin, zahmet-i sefâ
Ardından bir sorgu, benzersiz cefa.
Ölümden az sonra, ikinci defa
Yeniden canına kıymak da varmış…

Mirror mirror on the wall who is the fairest one of all♥Copyright Ilayda Portakaloglu. All Rights Reserved.

Mirror mirror on the wall who is the fairest one of all



Copyright Ilayda Portakaloglu. All Rights Reserved.

YALNIZLIK DİYALOGLARI” SEN ASLINDA ÇOK İYİ BİRİSİN… ” diye başlayan bir cümle… Ardından uzun bir ömür süren sessizlik, sonra titrek bir sesle ” SEN ÇOK DEĞERLİSİN VE ÖZELSİN.. ” Ama hepsi bu… Yani iyisin, değerlisin, özelsin ama bir sevgili olacak kadar değil… Biliyordum gideceğini, geldiğin gün anlamıştım. Bile bile açtım yüreğimin kapılarını sana, sonu ne olursa olsun, nerede başlayıp, nerede biterse bitsin, kaç gün sürerse sürsün, yaşamalıydım seni. Ama bu kadar çabuk gideceğini, giderken de bu kadar derin bir iz bırakacağını hiç düşünmedim… Gittin… Anlamadan, kendimi, içimi anlatamadan gittin… Seni, bende bırakarak gittin…Unutursun şimdi adımı… Silinir aklının kıyısından ayak izlerim. Uyanırsın bu rüyadan da. Kim olduğumu? Ne olduğumu? Nere de olduğumu? Hatırlamaz sın… Unutursun adımı, eski bir şarkının sözleri gibi unutursun. İçtiğin sigaranın dumanı gibi dağılırım gecenin karanlığında. Bulamam yolumu, kaybolurum ıssız sokaklarda. İçimdeki ateş yakar ruhumu, çekilir damarlarımdaki kan, nehirler kurur, içimdeki ateş küllenir, seni arar ellerim ama yoksun. Belki çok uzaklardasın, belki elimi uzatsam dokunurum sana, belki bir hayalsin, belki gördüğüm en güzel rüya… Nerelere koymuşum ben seni, yüreğimin yosun tutan yerlerinde, en gizlimde saklamışım. Nasıl çıkarıp atarım seni içimden şimdi? Nasıl kabul ederim olmadığı? … Aklımın bir köşesi sende, yüreğimin hepsi… Kiminlesin şimdi? Hangi eller dokunuyor tenine? Kim duyuyor kokunu? Kiminle uyanıyorsun sabahlara? … İçim acıyor seni düşündükçe, kanıyor açtığın yara…Şimdi bana düşen beklemek… Nedenini, Nasılını düşünmeden beklemek… Ey uzaklardan da uzak ulan sevdiğim, sana son sözüm ” eğer bir gün arkana dönüp bakacak olursan… Günler, haftalar aylar geçse de… Ben hala senin bıraktığın yerde olacağım… ”…

YALNIZLIK DİYALOGLARI

” SEN ASLINDA ÇOK İYİ BİRİSİN… ” diye başlayan bir cümle… Ardından uzun bir ömür süren sessizlik, sonra titrek bir sesle ” SEN ÇOK DEĞERLİSİN VE ÖZELSİN.. ” Ama hepsi bu… Yani iyisin, değerlisin, özelsin ama bir sevgili olacak kadar değil… 
Biliyordum gideceğini, geldiğin gün anlamıştım. Bile bile açtım yüreğimin kapılarını sana, sonu ne olursa olsun, nerede başlayıp, nerede biterse bitsin, kaç gün sürerse sürsün, yaşamalıydım seni. Ama bu kadar çabuk gideceğini, giderken de bu kadar derin bir iz bırakacağını hiç düşünmedim… Gittin… Anlamadan, kendimi, içimi anlatamadan gittin… Seni, bende bırakarak gittin…
Unutursun şimdi adımı… Silinir aklının kıyısından ayak izlerim. Uyanırsın bu rüyadan da. Kim olduğumu? Ne olduğumu? Nere de olduğumu? Hatırlamaz sın… Unutursun adımı, eski bir şarkının sözleri gibi unutursun. İçtiğin sigaranın dumanı gibi dağılırım gecenin karanlığında. Bulamam yolumu, kaybolurum ıssız sokaklarda. İçimdeki ateş yakar ruhumu, çekilir damarlarımdaki kan, nehirler kurur, içimdeki ateş küllenir, seni arar ellerim ama yoksun. Belki çok uzaklardasın, belki elimi uzatsam dokunurum sana, belki bir hayalsin, belki gördüğüm en güzel rüya… 
Nerelere koymuşum ben seni, yüreğimin yosun tutan yerlerinde, en gizlimde saklamışım. Nasıl çıkarıp atarım seni içimden şimdi? Nasıl kabul ederim olmadığı? … Aklımın bir köşesi sende, yüreğimin hepsi… Kiminlesin şimdi? Hangi eller dokunuyor tenine? Kim duyuyor kokunu? Kiminle uyanıyorsun sabahlara? … İçim acıyor seni düşündükçe, kanıyor açtığın yara…
Şimdi bana düşen beklemek… Nedenini, Nasılını düşünmeden beklemek… Ey uzaklardan da uzak ulan sevdiğim, sana son sözüm ” eğer bir gün arkana dönüp bakacak olursan… Günler, haftalar aylar geçse de… Ben hala senin bıraktığın yerde olacağım… ”

Dügüm …

Hani Bazen Istesen de Yazamazsin Yazmak Istediklerini Yazayim Desen de Yazamazsin…! El Kalem Tutmaz…Kalem Yazmaz…Gonul Soylemez Olur…

Haykirmak Istersin Var Gucunuzle de Agzin Acilip ta Haykiramazsin…Dugum Dugum Dugumlenir Haykirislar Bogazinda Kalir…

Yuregindekileri Ruzgara Vurup Savurmak Istersin de Savuramazsin…Icindekinleri Akitmak…Bosaltmak Istersin de Bosaltamazsin…Caresiz ve Gonlu Yorgun Kala Kalirsin Oylece…

Aglamak Istersin Yagmur Gibi, Saganak Saganak…Dokulsun, Damla Damla Suzulsun Istersin de Gozlerinden Damlamazlar…Buz Taneleri Olurlarda Dizilip Donarlar Goz Pinarlarinda…Gozyasisiz Kalirsin…Damlasiz Kalirsin…

Iste O Anlardan, O Demlerden Birindeyim Efendim…!